Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) 1. Bölge Müdürlüğümüze bağlı Polonezköy Sülün Üretim İstasyonu’nda yürütülen biyoçeşitliliği destekleme ve biyolojik mücadele faaliyetleri, ulusal ve uluslararası basın mecralarında geniş yankı uyandırdı.
Bölge Müdürlüğümüz bünyesinde 2007 yılından bu yana aralıksız faaliyet gösteren Polonezköy Sülün Üretim İstasyonu, nesli azalan Kafkas sülünlerinin (Phasianus colchicus) popülasyonunu artırmak ve doğal ekosisteme kazandırmak amacıyla yürütülen bilimsel ve teknik çalışmaları başarıyla sürdürmektedir. Kuluçkahane ve palazhanelerde 2,5 aylık gelişim ve adaptasyon süreçleri titizlikle tamamlanan sülünlerin, önümüzdeki dönemde doğaya salımı planlanmaktadır.
Tarımsal Üretime ve Kamu Sağlığına Biyolojik Katkı
Basın organlarında yer alan haberlerde de önemle vurgulandığı üzere; sülün salım faaliyetleri sadece yaban hayatını desteklemekle kalmayıp, kimyasal mücadeleye alternatif en etkin biyolojik koruma yöntemlerinden biri olarak öne çıkmaktadır. Doğal ortamlarına bırakılan sülünler;
Özellikle Karadeniz bölgesindeki fındık tarım alanlarında büyük ekonomik zarara yol açan kahverengi kokarca zararlısıyla mücadelede,
Yaz aylarında kamu sağlığını ciddi ölçüde tehdit eden kene popülasyonunun ekolojik dengeler çerçevesinde kontrol altına alınmasında önemli bir görev ifa etmektedir.
İstasyonun Dönemsel Üretim Verileri
Tarihsel Başarı (2007 - Günümüz): İstasyonumuzda bugüne kadar 134 bin 784 sülün üretilmiş, bunların 116 bin 696’sı Türkiye genelinde uygun yaşam alanlarında doğaya kazandırılmıştır.
2026 Üretim Dönemi: Bu yılın ilk etaplarında 4 bin 700 civciv yumurtadan çıkmış olup, kuluçkadaki son 1.500 yumurtanın da çıkış yapmasıyla sezon üretimi tamamlanacaktır.
Sürdürülebilir Koruma: Başta Sinop, Sakarya, Bursa, Yalova ve İstanbul olmak üzere salım yapılan bölgeler, türün doğal yollarla çoğalabilmesi amacıyla 3 yıl süreyle ava kapatılarak koruma altına alınacaktır.
"Doğayı ve Geleceği İnşa Ediyoruz"
Çalışmalar hakkında basına açıklamalarda bulunan DKMP 1. Bölge Müdürümüz Fahrettin Ulu, sülünlerin ekosistemin korunmasındaki rolüne dikkat çekerek; "Sülünler doğanın muhafızlarıdır. Tarım alanlarındaki kimyasal ilaç kullanımını ve su kirliliğini azaltmak adına bu çalışmalar hayati önem taşımaktadır. Doğaya salımları doğaseverler, STK’lar ve öğrencilerle birlikte gerçekleştirerek yaban hayatı farkındalığını artırmayı, yürüttüğümüz eğitim faaliyetleriyle de geleceğin doğa bilincini inşa etmeyi hedefliyoruz." ifadelerini kullanmıştır.